
Hikaye Fabrikası
Aslı Tohumcu & Suzan Demir
Satın alma linki:
İnsanın okuma serüveni çoğu zaman tek bir kıvılcımla başlar: Bir cümle, bir karakterin edası, bir mekânın havası, bir anlatıcının kulağa eğilip “Gel, sana bir şey anlatacağım” deyişi… O kıvılcım bir kez çaktı mı, metin artık sadece “okunan” bir şey olmaktan çıkar; insanın kalbine yerleşir, orada büyür, yeni meraklar uyandırır, yeni yollar açar.
Karadankaçan Akademi’de yıllardır yaptığımız tam da buydu: İyi metinlerin kapısını aralamak, o kapıdan birlikte geçip metnin içine girerek “Bu metin nasıl kurulmuş?” diye bakmak; sonra aynı cesaretle kendi cümlelerimizi kurmaya başlamak. Birlikte okuduk, birlikte güldük, şaşırdık, tartıştık. En önemlisi, okumanın tek yönlü bir etkinlik olmadığını, okurun da metnin ortağı olduğunu, hep hatırladık.
Elinizdeki kitap, bu uzun ve canlı sürecin bir çıktısı. Amacımız, öğrencilerin okuma serüvenini nitelikli örneklerle canlandırmak; bir metni ayakta tutan temel ögeleri görünür kılmak ve ardından yaratıcı yazma çalışmalarıyla yazma becerilerine alan açmak. Bu yüzden sayfalarda yalnızca “bilgi” yok; davet var. “Karakter”den “mekân”a, “anlatıcı”dan “üslup”a ve “olay örgüsü”ne uzanan başlıklarda metni parçalayıp dağıtmak için değil, onu daha iyi duymak için soruyoruz: Bir yazar neden tam da o kelimeyi seçmiş? Bir betimleme, zihninizde nasıl bir sahne kuruyor? Bir anlatıcı, hikâyenin kalbini nasıl değiştiriyor?
Bu kitabı bir ders kitabı gibi “bitirilecek” bir şey olarak değil, sürekli geri dönülecek bir çalışma masası gibi düşünmenizi isteriz. Bazı sayfalar sizi hızlıca yazmaya çağıracak; bazıları zihninizi daha uzun süre meşgul edecek, hatta belki “Ben olsam böyle yapmazdım” dedirtecek. Ne güzel! Çünkü edebiyatın en verimli hâli, itirazla, merakla, yeniden denemeyle ortaya çıkar. Buradaki alıştırmalar; tekil bir yazma şeklinin değil sizin sesinizin peşindedir. Kimi zaman küçük bir ayrıntının peşinden giderek, kimi zaman bir cümleyi değiştirerek, kimi zaman da bir karakteri bambaşka bir mekâna taşıyarak… Yazmanın kapısı çoğu zaman böyle açılır: cesaretle, oyunla ve emekle.
Dileriz bu kitap, çocuklara ve gençlere okumanın yalnızca anlamak değil, hayal etmek; yazmanın da yalnızca “yazmak” değil, hayal etmek, düşünmek, denemek, vazgeçip yeniden başlamak olduğunu hissettirir. Öğretmenlere, atölye yürütücülerine ve ebeveynlere ise şu basit ama güçlü hatırlatmayı fısıldar: İyi metin, iyi soruyu doğurur; iyi soru, iyi yazının başlangıcıdır.
Sayfaları çevirirken siz de kendi okur-yazar masanıza oturun: Kalemin ucunu ısıtın, zihninizi serbest bırakın, merakınızı diri tutun. Biz bu kitabı, birlikte okuduğumuz ve birlikte yazdığımız yılların içinden, tam da bu merakın peşinden gelerek hazırladık. Şimdi sıra sizde. Birazdan Hikaye Fabrikası ile yelken açacaksınız, ilham rüzgarınız bol olsun. İyi eğlenceler.
Sevgiyle,
Suzan Demir & Aslı Tohumcu
