top of page

Kısmet

Gözde Taşgetiren

#yetişkintayfayaöykü

Mevzu rujdu. Bunu anlayana kadar iki teyzem, dört halam, sevgili annem ve üç ablam beni kısmet açan falcılardan, yıldızname yazıcılara, üç vakte kadar kahve telvesini benzetmeye çalışan komşu teyzelere, oradan da Telli Baba’ya kadar gezdirip durdular. Sadece gezsek bari! Her birinin hediyesi, ödevi ve tekrar ziyareti bitmedi. Anneannemin isteği üzerine haber salınıp zar zor bulunan bohçacı kadınlara zorla fal baktırmaya bakla attırmaya çalıştık. Salondaki halıda baklaların izi, apartmanda evlenecek kızların çeyizlerinde de kurulama bezleri kaldı. Evde enginarlar bir süre baklasız pişti, fava menüden çıktı. Söz, nişan kurdelesi yutmaktan mide hastası oldum. Bu sefer müstakbel damat listesine endoskopi uzmanları, gastroendokrinoloji doktorları girdi. Yıllarca hasta görmüş bu uzmanlar, benim gibi okumuş, aklı başında gözüken birinin midesinden çıkan kurdele ya da tel kalıntılarını anlayamadılar. Dışarıdan yemek yemeyin, hijyen önemli gibi temennilerle sülalemizin kadınları ile neden muayenehane odasını doldurduğumuzu çözemeden uğurladılar. Son beş yılın düğünlerinde her gelinin ayakkabısının altında adım yazdı. Üst kat komşumuzun torununun bahtını açmak için Fırfırlı Pembe hanımın yazdığı muskayı Aşiyan mezarlığına gece vakti gömmeye gittiğinde dili tutulunca benim için muska yazdırmaktan vazgeçtiler. Yerli yatırlar, söylencelere konu olmuş muhteremler bitince bizden olmayan bizdenlerin kapısı çalındı.


Madam, tarot açıp bana kısmet aradı. Kiliselere mum yaktık, anahtar aldık, kilit açtık ve ayazmalardan sular topladık. Bunlar yetmedi, elimde makara açarak çıplak ayaklarla hiç konuşmadan Aya Yorgi’ye yokuş çıktım. Bu yolda da müstakbel eşimi, düğünümü hayal edip dilekler dilemem gerekiyordu. Ben yürürken düşüncelerim alıp beni uzaklara götürdü. Büyükada’nın huzuru, mimoza kokusu ve kırlarda özgürce koşan atlarla kilisenin önüne geldim. Makara açılmış, bitmişti. Kısmetimse aynı yerdeydi.


Teyzelerim Hint restoranlarına gidip Vedik astrolojiyi ve diğer gelenekleri öğrenip araştırmaya başladı. Halalarımsa her gün şans kurabiyesi getirip kırınca içindeki mesajda yazan sayılarda müstakbel eşimi bulmamızı sağlayacak izler olduğuna emindi. Teyzelerim İran restoranlarına rezervasyon yaptırmak için telefonun başındayken, büyük ablam peşimde pembe bir Rus çorbası içirmeye çalışıyordu. Küçük ablalarım ürkütücü sessizliklerine bürünmüş, anneannemle beraber üst komşuya kahveye gidip duruyorlardı. Annem, her bulduğu düğümü bana getirip açmamı talep ediyordu.


Üst kat komşumuzun torununun kısmetini açan, prensinin atına aldığı gibi uzaklara götürmesini sağlayan o ruj orta sehpada duruyordu. Sessizliğin hâkim olduğu salonda kapağını açıp yeni olduğunu görünce rahatladım. “Mercan rengi bana çok uymaz, daha önce kimse sürmedi değil mi? Bakın emin misiniz?” diye soruyordum ki, anneannem “Bana bir şeyler oluyor, tüm bu çabalar nafile,” diyerek bayıldı. O panikle ruju sürerken bir yandan da 112’yi aradım. Teyzelerim limon kolonyası ile anneannemin bileklerini ovuştururken halalarım buzdolabından gazoz getirmişlerdi. Bazı deyişler yer ediyor insanda, ayılırken ferahlamasını düşünmek önemli.

Kapı çalınca koşup açtım. Görevliler taşıdıkları sedye ile salona yöneldi. Kapıyı kapatırken yeni taşınan karşı komşumuz ile göz göze geldik. Lamba yanıp koridoru aydınlatınca parlak mercan rujlu dudaklarımızla birbirimize sırıtıp gülmeye başladık.

Yeni yazılar ve atölyelerden haberdar olmak için hemen güverteye katıl!

Güverteye Hoş Geldiniz!

karadankacan-akademi
  • karadankacanakademi-instagram
  • karadankacanakademi-facebook
  • karadankacanakademi-x
bottom of page