
Kalp tamir edilir
Aslı Konaç
#rüzgaraltıyazı
Bu otelde pul biber bile tatlı!
Nur Tunay’ın yazıp Ceylan Aran’ın resimlediği, Çınar Yayınları’ndan çıkan Tutkal Hanım’ın Kırık Kalpleri, sevimli, sıcak, hatta romantik bir hikâye. Fakat kesinlikle bundan ibaret değil. Kitap insanda yazıya dökmesi zor bir his bırakıyor; ancak okumakla, bakmakla deneyimlenebilecek bir his. Kalplerin kırılan şeyler olduğunu baştan kabul edişiyle gerçekçi, kırılan kalplerin pek âlâ onarılabileceğini söyleyişiyle de umut dolu, bambaşka bir kitap bu.
Bir aile, daha da önemlisi bir kadın geleneğini sürdüren, bu geleneğe kendinden bir şeyler katarak onu ileriye taşıyan ve bu kadınlar zincirinin öğretileriyle başkalarına yardım eden, kalp tamiri yapan bir kadının öyküsü Tutkal Hanım’ın Kırık Kalpleri. Kitabın belki en sevdiğim kısmı da bu kadın geleneğine işaret eden ve bunu yaratıcı isimlerle eğlenceli hale getirerek anlatan kısım. Belli ki özenle seçilen isimler, kitabın en çok üzerinde durduğu meseleyi de vurgular nitelikte: Kalp dediğin kırılır ama tamir edilebilir; parçaları birleştirilir; yoktan yepyeni bir kalp yaratılamaz belki, hasarın izleri kalır ama yola devam etmek mümkündür.

Bir ilk okuma kitabında az rastlanan türden bir ana karakter Tutkal Hanım. Yaşlıca bir kadın, yanında öyle torunuymuş, komşunun kızıymış, herhangi bir çocuk yok. Tutkal Hanım yalnız bir kadın (gerçi yine muzip bir isme sahip köpeği Sünger ona yoldaşlık ediyor) ama bu onu öyle aksi, somurtkan falan da yapmamış. Aksine, işini hiç şikâyet etmeden, severek yapıyor. Daha misafirinin kim olacağını bilmeden çorba ve pastalarını büyük bir sevgi ve özenle pişirdiği için bir çocuğun başkalarına olan yaklaşımını, önyargısızlığını, koşulsuzluğunu akla getiriyor.
Kitabın bir başka dikkate değer yanı da, çok basit ve önemsiz gibi görünen ve hatta görmezden geldiğimiz günlük işleri âdeta ballandıra ballandıra anlatarak, sıcak bir çorbanın, tatlı bir şerbetin sırasında ne kadar değerli olabileceğini, insana ne kadar iyi gelebileceğini öne çıkarması; üstüne üstlük depresyon ya da keder lafı etmeden çareye odaklanması, “geçecek” diyerek yüreklere su serpmesi.
Ceylan Aran’ın kitap boyunca kullandığı renklere, resimlerdeki ayrıntılara ve tüm bunların hikâyeyle uyumunaysa hayran kalmamak elde değil. Hikâyeyi tekrarlamak yerine ona bir şeyler katan, her köşeye kondurulan minik kalpler ve Reçine Hanım’dan Tutkal Hanım’a altı neslin aynı kırmızı gözlükleri takması gibi hınzır ayrıntılarla dikkatli okurlara göz kırpan, özellikle çocuklara müthiş bir keşif hazzı sunan resimler, “kitap illustrasyonu tam da böyle olmalı işte,” dedirtiyor insana. Öykünün verdiği hissi tamı tamına yansıtan pastel renk paletinden Japon tahta baskı sanatı esintili Monet yorumuna, ustalıklı bir iş çıkarmış Aran.
Sayfalarda akan hikâyenin dışında birçok başka olasılık da sunuyor kitap okurlara. Hem metin, hem de resimler, “Bu otele kimler misafir olur?”, “Kalpleri neden kırılmıştır acaba?” gibi sayısız soruya gebe. Yetişkinlerin çocuklarla duyguları rahatlıkla konuşabileceği, çocukların da sorularıyla yönlendirebileceği bol sohbetli bir okuma deneyimi bekliyor okurları. Küçücük şeylerin güzelliğini hatırlatışıyla şefkat, empati, anlayış ve sevgiyi mumla aradığımız şu günlerde ilaç gibi gelen bir hikâye.
Tutkal Hanım’ın Kırık Kalpleri, Yazar: Nur Tunay, Resimleyen: Ceylan Aran, Çınar Yayınları
