İçsel motivasyon ve disiplin konusunda yaşadığım sıkıntılarla denizin ortasında sürüklenirken, görünmez bir deniz feneri bekçisi yolumu aydınlattı ve “Haydi, bu yoldan,” dedi sanki. Ve ben kendimi Karadankaçan Akademi’de buldum. “Bu gemi öyle midir, böyle midir?” derken kaç zaman geçti, bilmiyorum. Geminin kaptanı, canımız Aslı Tohumcu’nun bir editör titizliği ile yazdıklarımıza yaklaşması, her daim yanımızda oluşu, yol gösterişi, kurduğu gerçek bağı görünür kılıyor. Yıllardır dostmuşuz da, ayrı şehirlere dağılmışız, amma ve lakin hiç kopmamışız gibi kurduğumuz arkadaşlıklara ise ne desem bilemiyorum. Çıplak kalmaktan korkmadığım bir tayfanın içindeyim. Yazdıklarımı okurken beni dinleyen, yola çıkabilmem için “Haydi!” diyebilen insanlarlayım. Çıktıkları yolu gururla izleyen bir yerdeyim. Koca bir iyi ki!